Kısa cevap: yeni başlayan biri için doğru soru "hangisi daha iyi?" değil, "şu an elimde ne var?" Pazaryeri (Trendyol, Hepsiburada, Amazon, Etsy) hazır müşteri getirir ama her satıştan komisyon alır ve müşteri sizin değil, platformundur. Kendi mağazanız (örneğin Shopify) markayı ve müşteri ilişkisini size verir ama trafiği sizin getirmeniz gerekir. Bu yazıda iki yolun gerçek maliyetlerini, kime hangisinin uyduğunu ve ikisini birlikte nasıl kullanabileceğinizi anlatacağız.
Bu karar neden bu kadar önemli?
Çünkü ilk kanalınız, ilk aylarınızı nasıl geçireceğinizi belirliyor. Pazar büyük ve büyümeye devam ediyor: Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye'de e-ticaret hacmi 2025'te %52,2 artışla 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştı ve e-ticaret yapan işletme sayısı 634 bine çıktı.[1] Bu tablo iki şey söylüyor: alıcı online, ama rekabet de kalabalık.
Pazaryerinde bu kalabalık aynı sayfada, yan yana listelenen satıcılardır; çoğu zaman fiyatla yarışırsınız. Kendi mağazanızda ise rakibiniz görünmezdir ama müşteriyi kapınıza siz getirmek zorundasınız. Hangisinin sizin için daha kolay olduğunu bilmek, yanlış yerde enerji harcamanızı önler.
Pazaryerinde satmanın artıları ve eksileri neler?
Pazaryerinin en büyük gücü hazır trafiktir. İnsanlar zaten oraya alışveriş yapmak için geliyor; ödeme, güven ve çoğu zaman kargo altyapısı hazır. İlk satışı görmek, kendi sitenize göre genellikle daha hızlıdır.
Bedeli ise şu kalemlerde ortaya çıkar:
- Komisyon: Trendyol'da oranlar kategoriye ve satıcı seviyesine göre değişiyor; derlenen 2026 aralıklarına göre giyimde yaklaşık %21, kozmetikte %11–14, ev ve dekorasyonda %10–20 civarında.[2] Bu rakamlar resmî sözleşme oranı değil; kesin oranı satıcı panelinden görürsünüz. Amazon ABD'de çoğu kategoride satış fiyatının %15'i komisyon olarak kesiliyor; bunun üzerine ya ürün başı 0,99 $ ya da aylık 39,99 $ plan ücreti ekleniyor.[3] Etsy'de ise ilan başına 0,20 $, sipariş tutarının %6,5'i işlem ücreti ve ABD'de %3 + 0,25 $ ödeme işleme ücreti var.[4]
- Fiyat rekabeti: Aynı ürünü satan başka satıcılar birkaç santim aşağıda listelenir. Ürününüz farklılaşmıyorsa marj hızla erir.
- Kurallar platformun: Komisyon, kargo ücreti ve kampanya koşulları dönemsel olarak değişebilir; buna uyum sağlamak zorundasınız.
- Müşteri sizin değil: Alıcı "Trendyol'dan aldım" der, sizin adınızı nadiren hatırlar. Ona tekrar ulaşma, kendi listenizi büyütme imkânınız sınırlıdır.
Kendi mağazanızın artıları ve eksileri neler?
Kendi mağazanızda kuralları siz koyarsınız. Fiyatı, ürün sayfasının nasıl görüneceğini, hangi kampanyayı ne zaman yapacağınızı siz belirlersiniz. En önemlisi, müşterinin e-posta adresi ve sipariş geçmişi sizde kalır; ikinci satışı çok daha ucuza yapabilirsiniz.
Sabit maliyet de sandığınızdan düşüktür. Shopify kendi fiyat sayfasında Basic planı aylık 27 $ (yıllık ödemede ayda 24 $) olarak listeliyor ve yeni mağazalara 3 gün ücretsiz deneme ile ilk 3 ay ayda 1 $ kampanyası sunuyor.[5] Türkiye'den kuruyorsanız bilmeniz gereken bir ayrıntı var: yerli bir ödeme sağlayıcısı bağladığınızda Basic planda %2 üçüncü taraf işlem ücreti ekleniyor.[5] Kurulum adımlarını Shopify rehberimizde ayrıntılı anlattık.
Eksisi tek cümleyle özetlenebilir: kimse sizi kendiliğinden bulmaz. Trafiği reklamla, sosyal medyayla ya da içerikle siz getirirsiniz. Bu da komisyon yerine reklam maliyeti ödemek demektir. Yani "kendi sitede komisyon yok, daha kârlı" cümlesi ancak reklamı verimli yönetebildiğinizde doğrudur.
Gerçek maliyet nasıl karşılaştırılır?
İki yolu yan yana koymanın en dürüst yolu, tek bir sipariş üzerinden düşünmektir. Diyelim ki 40 $'lık bir ürün satıyorsunuz:
- Pazaryerinde (örnek: %15 komisyon) satış başına yaklaşık 6 $ platforma gider. Bu, trafiğin ve güvenin bedelidir; ayrıca reklam vermeden de satış gelebilir.
- Kendi mağazanızda komisyon yerine ödeme işlem ücreti ve bir siparişi getirmek için harcadığınız reklam parası vardır. Bir siparişi 6 $'dan ucuza getirebiliyorsanız kendi mağazanız daha kârlıdır; daha pahalıya geliyorsa pazaryeri o ürün için daha mantıklıdır.
Bu hesabı yaparken kargo, iade ve ürün maliyetini de unutmayın. Hesabın tamamını sermaye rehberimizde adım adım gösterdik.
Kime hangisi daha uygun?
Kesin bir kural yok ama yeni başlayanlarla çalışırken şu tabloyu sık görüyoruz:
- Pazaryeri daha uygun olabilir: Türkiye'de stoklu ve hızlı kargolanabilir bir ürününüz varsa, reklam yönetmeyi henüz bilmiyorsanız ve önce "bu ürün satıyor mu?" sorusunu cevaplamak istiyorsanız.
- Kendi mağaza daha uygun olabilir: Marka kurmak, yurt dışına satmak, stoksuz modelle çalışmak ya da müşteriyle uzun vadeli ilişki kurmak istiyorsanız. Reklam öğrenmeye zaman ayırabiliyorsanız uzun vadede kontrol sizde kalır.
- El yapımı veya özgün tasarım satıyorsanız Etsy gibi bu kitleye odaklı pazaryerleri iyi bir ilk vitrin olabilir.
İkisini birden yapabilir misiniz?
Evet, ve büyüyen işletmelerin çoğu sonunda ikisini birlikte kullanıyor. Ama yeni başlayan için önerimiz sırayı doğru kurmak: önce tek kanalda tek ürünle kanıt toplayın. Aynı anda üç pazaryeri ve bir site yönetmeye çalışmak, stok, fiyat ve müşteri hizmetini dört ayrı yerde takip etmek demektir; ilk aylarda bu enerjiyi ürüne ve müşteriye harcamak çok daha değerlidir.
Bir kanalda düzenli satış görmeye başladığınızda ikincisini ekleyebilirsiniz. Pazaryerinden başlayanlar zamanla kendi sitesini açarak marjını ve müşteri listesini büyütür; kendi sitesiyle başlayanlar ise kanıtlanmış ürünü pazaryerine taşıyarak ek satış kanalı kazanır.
İlk adım olarak bugün ne yapabilirsiniz?
- Ürününüzü netleştirin: Stoklu mu, stoksuz mu? Yurt içi mi, yurt dışı mı? Bu iki cevap kanal seçiminin yarısını yapar. Henüz ürününüz yoksa ürün araştırması rehberimizle başlayın.
- Tek sipariş hesabı yapın: Satış fiyatı, ürün maliyeti, kargo ve komisyon ya da tahmini reklam maliyeti. Elinizde kâr kalıyor mu?
- Bir kanal seçin ve 30 gün sadık kalın: Birkaç günlük veriyle karar vermeyin; hangi kanalı seçerseniz seçin öğrenmek zaman alır.
Bu kararları tek başınıza vermek zorunda değilsiniz. Biz de tam bu yüzden 8+ saatlik, 26 derslik ücretsiz eğitimi hazırladık: ürün ve niş seçiminden mağaza kurulumuna, tedarikten ilk trafiği getirmeye kadar her adımı uygulamalı ve tamamen Türkçe anlatıyoruz. Yanınızda sorularınızı doğrudan sorabileceğiniz bir topluluk ve eğitmenler oluyor.

